Hoşgeldiniz / Welcome

Dünyama attığınız bu adımın size yanlız olmadığınızı hissettirmesi ümidiyle...
With the hope that the step you have taken into my world will make you feel you are not alone...

19 Aralık 2011 Pazartesi

Yağmur / Rain

Eskiden severdim yağmuru, romantik gelirdi yağmurlu havalar, uyumayı da severdim ya uyurdum böyle havalarda, bazen de ıslanmayı severdim sokaklarda, arabanın camının buğulanmasıydı tek derdim... Ama CAN'dan sonra bu da değişti. Güneşi göremeyince içim kararır oldu. Çünkü ne zaman hava kapatsa sanki CAN kötüye giderdi o hastane günlerinde, güneş iyilik halinin habercisi gibiydi.

O günlerde duymayı en çok sevdiğim cümle "merak etme, iyilik hali devam ediyor"du. "Merak etme" kelimeleri öylesine değerliydi ki;
   - merak edilecek kötü birşey yok,
   - yanlız değilsin, sen merak etme ben senin yerine merak ediyorum,
   - merak ediyorsun biliyorum, herşeyi anlatacağım, biraz bekle yeterki,
   - ... gibi birbirinden güzel birçok anlama geliyordu benim için.

İnsan nasıl merak etmez ki, o küçücük bedenin verdiği savaşı bile bile nasıl bulutlanmaz ki gözleri ve nasıl sel olup akmaz ki... Daha ne kadar zaman lazım demek yerine her geçen gün bebeğimin biraz daha büyüdüğünü ve güçlendiğini bilerek bugünün tadını çıkarmaya gayret etmeliyim. Bugün bulunduğumuz noktayı olması gerekene göre değil, düne göre değerlendirmeyi başarmak, ilerlemeyi görmek ve bununla yaşayıp mutlu olmak. Normlardan, normallerden, karşılaştırmalardan uzak kendi yolunda yürümek. Bu mümkün olmalı ama kolay değil, çünkü çok fazla kural ve önyargı var.

Ama merak etmeyin, her yağmurun sonunda mutlaka güneş açar...


I used to like rain in the past, rainy days seemed romantic, I liked sleeping so I slept in those days, sometimes I liked walking in the street getting wet, my only problem was the fog on my car window... But this changed after CAN. I felt blue when I couldn't see the sun. Because whenever the weather got cloudy it seemed as though CAN got worse in those hospital days, the sun was the messenger of good times.

"Don't worry, his good state continues" was the sentence I loved to hear those days. "Don't worry", those words had;
   - there is nothing bad to worry about,
   - you are not alone, you do not need to worry, I am worrying instead,
   - you are worried I know, I will tell it all, just wait a little,
   - ... and similar beautiful meaning for me.

Is it possible for a person not to worry, for those eyes not to cloud and become a flood knowing the war that tiny body is fighting. Instead of saying how much more time is needed, I should be thankful for today and make the best of it knowing that each day my baby grows and gets stronger. Managing to evaluate today not with respect to what it should be, but with respect to what it was yesterday, checking for improvement and living happily with that. Walking in your own path far far away from norms, normals, comparisons. This should be possible but it is not easy, there are too many rules and prejudices.

But don't worry, sun comes up eventually after every rain...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Yorumunuz en kısa zamanda yayınlanacaktır.